Sahilde çift anı! Ünlü oyuncu, partneriyle nadir görülen samimi bir dışarı çıkışta görüntülendi!

Eğer 90’ların sonu ya da 2000’lerin başında televizyonun başından geçen herkes gibi büyüdüysen, Julian McMahon’ın zihninin biraz tehlikeli bir köşesinde kalıcı bir yeri vardır. İster Charmed dizisinde kelimenin tam anlamıyla bir iblisi oynasın, ister Nip/Tuck’ta ahlaki sınırları olmayan bir estetik cerrahı canlandırsın, “karizmatik ve tehlikeli çekicilik” konusunda her zaman görevini eksiksiz yerine getirdi. Bugünlere geldiğimizde ise, geri kalanımız sıcak bir arabada bırakılmış süt gibi yaşlanırken, o Avustralya’nın Gold Coast sahillerinde sörf yapıyor ve bazı insanların gerçekten bambaşka bir genetik seviyede çalıştığını kanıtlıyor.

Ama sahilde dikkat çeken tek şey onun rahatça dalgaların arasında kaybolması değildi. Asıl manşet, üst dudağının hemen üzerinde duruyor. McMahon artık kalın, gösterişli ve agresif şekilde nostaljik bir bıyıkla karşımıza çıkıyor — buna ancak “tam bir yaşam tarzı tercihi” denebilir. Adeta bir sanat eseri: biraz eski rock yıldızı, biraz 70’ler dedektifi, tamamen etkileyici. Freddie Mercury havasını andıran bu yeni stil, sanki “Another One Bites the Dust” şarkısı Pasifik kıyısında çalıyormuş hissi veriyor. Riskli mi? Evet. Ama o çene hattına sahipsen, tarihî üst dudak alanıyla deney yapma hakkını da kazanıyorsun.

Bu ani “kıl sanatı” tutkusu aslında rastgele bir orta yaş kararı değil; tamamen sanat için. Julian, yaklaşan Flammable Children adlı filmdeki rolü için bu bıyığı uzattı. 1970’lerin güneşli ve stilize dünyasında geçen film, şu anda aynı bölgede çekiliyor. Açıkçası, film daha vizyona girmeden kostüm ve görünüm tarafında bu kadar ciddi bir bağlılık görmek, bizi gerçekten iyi bir şeyin beklediğini düşündürüyor. Bir oyuncunun sadece dönem perukları takması değil, o dönemi adeta yaşamayı seçmesi her zaman etkileyicidir.

Elbette bu kadar güçlü bir görünümün yanında bir “partner in crime” gerekir ve burada devreye eşi, model Kelly Paniagua giriyor. İkili, sıradan bir paparazzi anını bile tatlı ve romantik bir sahil kaçamağına çevirmiş durumda. En güzel kısmı şu: 2014’ten beri evliler ama sahilde tıpkı yaz kampında yeni tanışmış aşık gençler gibi davranıyorlar. Sarılıyorlar, tamamen doğal öpücükler paylaşıyorlar ve birbirlerine hâlâ ilk günkü gibi bakıyorlar. İlişkilerin çoğunun avokado gibi hızla bozulduğu bir dünyada, on yıl sonra bile bu kadar gerçek bir romantizm görmek neredeyse ders niteliğinde.

 

Sonuç olarak bu sıradan sahil günü, iş ve eğlence dengesini kurmanın küçük bir ustalık dersi gibi. Yoğun bir çekim temposuna ara verip partnerinle sörf yapmak, zihni yenilemenin en iyi yollarından biri. Avustralya’nın o muhteşem manzarası, kıskandıran bir ilişki ve nostalji dolu bir film projesiyle Julian McMahon açıkça hayatını dolu dolu yaşıyor. Flammable Children’ın sonucu ne olur henüz bilmiyoruz ama şimdilik biz sadece bu mesleki bağlılığa ve o efsanevi bıyığa bakıp hayran kalmaya devam ediyoruz.

Like this post? Please share to your friends: